Çocuk ve Teknoloji İlişkisi Konusunda Bilinçli Misiniz?

TWEET THIS

Eğer Z kuşağı değilseniz, bilgisayar ve elektronik cihazların bugünkü kadar yaygın olmadığı günleri hatırlayabilirsiniz. 2000 yılına kadar, Amerikan evlerinin sadece çok küçük bir çoğunluğunda bilgisayar vardı. Ama şimdi, 20 yıl sonra, bilgisayarlar ve bağlantılı teknolojiler her yerde.

Bugün, akıllı telefon, tablet, bilgisayar ve bağlantılı cihazların olmadığı bir ev bulmanız zor. Ve bunun yan etkilerinden biri olarak, çocuklar bu tip teknolojileri çok daha erken yaşta kullanmaya başlıyor. Örneğin, ortalama bir Amerikalı çocuk ilk akıllı telefonunu 11 yaşında alıyor. Bu durum gelişmiş dünyanın çoğunda (hatta gelişmekte olan hatta az gelişmiş ülkelerde bile) hemen hemen aynı. Ve şimdi, yıl 2021’e geldiğinde, çocuklar tatillerde ve doğum günlerinde hediye olarak son teknoloji cihazlar alıyor.

Asıl soru şu: Bu iyi bir şey mi?

Görünüşe göre cevap o kadar da net değil. Çocukların teknolojiyle erken yaşta tanışmasının hem olumlu hem de olumsuz etkileri var.

Olumlu yönlerinden başlayalım;

Çocukların erken yaşta teknolojiyle tanışmasının ilk ve en belirgin yararı, çok sayıda eğitici eğlence kaynağına erişim sağlayabilmeleridir. Bu, onların dillerini ve karar verme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olarak gelişimlerine önemli ölçüde fayda sağlayabilir. Aynı zamanda, normalde teknoloji olmaksızın erişeceklerinden çok daha fazla bilgiye hızla ve kolayca erişebilirler.

Faydalar internetle bitmiyor. Düşünülenin aksine, video oyunları oynamak çocuklar için son derece faydalı. Yapılan araştırmalara göre, video oyunu oynamak çocukların motor beceri kontrolünü ve el-göz koordinasyonunu geliştiriyor. Hepsinden önemlisi, teknolojiye erken yaşta alışmak, çocukları içinde çalışacakları dünyaya hazırlamaya yardımcı oluyor.

Bütün bunların yanında olumsuz yönlerinin en ciddi olanlarından biri, hareketsiz bir yaşam tarzını teşvik etme eğiliminde olması. Bu, genç nüfus arasında ciddi bir obezite salgınına yol açtı. Ama tek sorun bu değil. İnternetin çocukların güvenliği için bir mayın tarlası olduğu gerçeği de var. Onları zarardan uzak tutmak için internetteki faaliyetlerini denetlemek ebeveynler için hiç de kolay değil.

Küçük çocuklarda, teknolojiye çok fazla maruz kalmak, daha sonra kişisel ilişkiler kurma yetisine zarar verebilir ve gerekli sosyal becerilerin gelişimini geciktirebilir. Bunun gelecekleri üzerinde kalıcı bir etkisi olabilir, topluma entegre olmalarını ciddi anlamda engelleyebilir. Belki en kötüsü, teknolojinin 'gerçek dışı' doğasına sürekli maruz kalmak, çocukların yaratıcı düşünme kapasitelerini geliştirmelerini engelleyebilir. Başka bir deyişle, hep ders çalışan ve hiç oyun oynamayan Ali sıkıcı bir çocuk olabilir ama yaratıcılığını kaybetmek ve sanal dünyada yaşamak da Ali’yi sıkıcı ve yalnız yapabilir.

Ne yapmalı?

Ebeveynlerin teknoloji ile dolu olan bu dünyada, çocuklarının erişimini limitlemek için yapabilecekleri sınırlı olabilir ancak teknolojinin olumsuz yönlerinden koruyarak, sadece faydalarından yararlanmalarını sağlamak için kullanabilecek yöntemler de yok değil.

İlk olarak, ebeveynler çocuklarına küçük yaşta teknolojik cihazlar vermekten kaçınmalı. En erken gelişim aşamalarında, çocukların ekran karşısındansa bol miktarda sosyal etkileşime ihtiyacı var.

Petsumer.com'a göre, çocuğunuzun gelişim yıllarında eve herhangi bir teknolojik cihaz getirmek yerine, bir yavru kedi veya köpek yavrusu getirmek daha iyi. Teknolojik cihaz eve gelirse de denetimli bir şekilde kullanılmalı, bir çocuk bakıcısı olarak düşünülmemeli!

Çocuklar biraz büyüdüğünde, teknoloji kullanımlarını yönetebilmek için doğru sınırlamaları getirmek son derece önemli. Ebeveynler, çocuklarının ekran süresini olabildiğince sınırlamalı ve teknolojiyi daha aktif uğraşlarla ilişkilendirmelidir. Bu, olumsuz yönleri ortadan kaldırırken teknolojinin faydalarına erişmelerini sağlayan uygun bir yaşam dengesi kurmalarına yardımcı olabilir.

Basit gerçek şu ki, teknoloji hiçbir yere gitmiyor.

Elbette çocukların söylemden daha ziyade görmeye ihtiyaçları olduğu ve elinden cihaz düşürmeyen  anne - babanın, “cihazla geçirdiğin süreyi kısaltmalısın” nasihatinin etkin olmayacağını unutmamaları gerek.

Ebeveynlerin teknolojiyi çocuklarının hayatlarına olumlu ve faydalı bir şekilde nasıl entegre edebileceklerini anlamaları gerek. Eğer bunu yaparlarsa, çocuklarının teknoloji kullanımları üzerindeki sınırlarını ve iç kontrollerini geliştirmelerine yardımcı olurlar.

Çünkü günün sonunda çocuklar, davranışlarını kontrol edecek ebeveynler olmadığında, teknolojiyi çok daha sık kullanacaklar. O yüzden bu anlamda sorumluluk kazanmayı öğrenmeleri gerek. Eğer ebeveynler çocuklarına teknolojiyi doğru bir bilinçte kullanmalarını öğretebilirlerse, onlara, etkisi ömür boyu sürecek bir hediye vermiş olurlar.

Kaynak: https://hackernoon.com/kids-and-tech-what-we-know-whatwe-dont-and-what-parents-can-do-iq2g3542